tüm yazılar



  • köpeğin türküsü
    “güneşin utangaç edalarla saklandığı serin akşamüstü tonları. gözler hep turuncu, kan kırmızısı yerini çoktan bıraktı.”
  • yaşam zaten öldürür
    “yüzlerine zorla acı fırçalanmış, suratları esasen sütliman bir tuval; ölen insanın ardından ölmüş numarası yapmaktalar.”
  • yüzyıl hapisleri
    “bazı geceler öylesine çaresiz kalırsınız ki içinde bulunduğunuz tarihe takvimden bir çizik yakıştırmak istersiniz.”
  • terra incognito
    “dolayısıyla her yolculuğum bilinmez topraklara ve her yolculuk bilemediğim sonuçlara gebe.”
  • yeni rotalar
    “insanoğlu, zayıf kolların. her yaptığın bir yenilgiye çıkıyor kaçınılmaz olarak. yaşamak, yaşamak, yaşamak.”
  • beyin ölümü
    “bu nedenledir ki aceleyle ölen insanların suratlarında hep komik, kendinden tezat birkaç milyon ifade bulunur. sanırım.”
  • yazının markası
    “gündeviren’in tek bir felsefesi var. günaşırı düşüncelerime bir liman olması! pekala, üç haftadır hiçbir düşünce kafamdan geçmediği için mi yazmıyorum?”
  • medeni aşınma
    “her “iyi misin?” sorusu, altında bir şeylerin kötü gitmesi gerektiği, her “bir şeye ihtiyacın var mı?” sorusu, altında bir şeylere ihtiyacın olması gerektiği önkoşulunu barındırır.”
  • kaplumbağa düşleri
    “ömrüm, bir anlar kolajı. bense ortada olmayan bir olay örgüsüne inanıyorum. karanlık odam dışındaki her şeyin yaşadığına eminim.”
  • yaşam seyircisi
    “çökmüş ruhlar bütünü, toplumun birbirine muhtaç bakır atomları! aşıyor musunuz bireysel dağlarınızı? ruh dağlarınızın zirvesinde oturmuş, örtülere sarılmış hüznü gördünüz mü?”
  • çember kaşifleri
    “özür dileyemediğim için mutluyum. milyarlarca insanın çiftleşmesi ve sokakta başıboş gezmesi benim suçum değil. bu gazete büfesinin görüşümü kapaması benim suçum değil. oysa aklıma başka bir şey takılıyor.”
  • yıkım istenci
    “oysa canlı olan her şeyin canı sıkılıyor. bu nedenledir ki dünya denilen mavi-nokta sahnemiz uyduruk dramalarla dolu.”
  • görünenler
    “yalnızlık tablosu dağ. kendine has uçurumlar. yine de uçurumlar. eğimlerinde bir keçi. tırmanmaktan ıskalamış manzarayı. benim gördüğümü göremeyen bir keçi. bu daha doğru.”
  • hemerobios
    “ben bunları düşünürken karton bardaktan ses geliyor. elli cent. kendi statümü ortaya koyduğum mezatımız fena başlamadı. arttıran olacak mı diye meraklanıyorum.”
  • haykırmak
    “-din meselesini konuşmamamız gerektiğini söylemiştim. benim inançlarım seni ilgilendirmiyor. ayrıca… geri kalanını dinleyemiyorum.”
  • asılsız dünyalar
    “kahvemden bir yudum aldım. bunu açıklamanın bir yararı yok, diye düşündüm. kaçtığım şeyi yaşarken kaçışımı nasıl anlatabilirdim vanessa’ya, bilemiyorum.”
  • aleksander ve birer kadeh daha
    “aleksander’ın bir süre sessiz kaldığının farkına varıyorum. -neyse, önemli değil. birer kadeh daha?”
  • anın tek başınalığı
    “ben bunları düşünürken elimden yığınlar halinde “şimdiki an zerreleri” göç ediyor ve beni kolayca ezen geçmişimin topraklarında yine bana karşı savaşıyor.”
  • pequod’un dehlizleri
    “işin delilik kısmı da budur! her şeyin doğasını şaşırmış sizler, yeni anlam dehlizleri uydurarak kendinizi aslolan ışıktan mahrum bırakıyorsunuz ve orada şişkin benliğinizle sıkışıyorsunuz.”
  • atina okulu
    “raffaello’nun freskinden çığlıklar tekrar yükseliyor. hakikatin iki temsili, hiçbir öğretmeni olmayan iki adam; bilgeliğin aktarılamazlığından emin, yaşamın ta kendisi ile meşgul oluyor.”
  • yanan ağaçlar
    “bir düşecek olsam şu camların ortasından, yok olacak dertleri, insanları ve bir anda hiçe dönüşecek, hiç yaşanmamış varsayılacak hayatları duyumsayacaktım. son duyumsadığım şey, her şeyi öldürecekti.”
  • bu mektup sana
    “uçurumları düşlediğinde uçurum kenarındaki bir incir ağacını düşün. onun meyvelerini yalnızca kargalar yer.”
  • halikarnassos blues
    “halikarnassos’un gözyaşları dominant süzülüyor limanlarında. turnaround bekliyor ama ardından yine tonik kederleniyor.”
  • fıçıya dönüş
    “kendime yarattığım ızdırapların zincirine vurulmuş, durumları ve koşulları suçlayarak on yıllar geçirmişim.”
  • bizlerin itirafı
    “zarfın üzerinde “bizlerin itirafı” yazıyor. içindeki de çirkin bir el yazması. bu karman çorman mektubu okuyabildiğim kadarıyla yazıyorum.”
  • istisna bedenlerin ölümü
    “biricikler ordusu sokaklarda taban eritti. biricik öldüler. kimse onları hatırlamadı.”
  • yaşamın ispatı
    “bugün bizim merdivenlerin altında can çekişen bir böcek gördüm. ölmek üzereydi. izlemekle yetindim. en son hareketsiz kaldığında onun böcekliğinden emin oldum. ölebiliyordu.”
  • roma’dan kabul öğretisi
    “öyleyse kabullenmelisin, sen mutlu olmak için burada değilsin. kim ki kandırıyor seni yaşamın özü hakkında, ona sırtını dönmelisin.”
  • adım julio luiz de oliveira
    “gökyüzündeki yıldızların boynunu ısırdığını söylemiştin. sana o yıldızı vereceğim, miguel.”
  • günle gece arayışı
    “güneş bu saatlerde hep sarhoş ve şimdi ufukta okyanusun dibine doğru devriliyor. yalnızım ve üzerimde gece.”
  • öylelik yasası
    “yol, zihnimizle kısıtladığımız özgürlük ovalarıdır. ovanın ufuklarına dağlar serpmişizdir.”
  • diogenes’in dişleri
    “nasıl isimler taktınız sefilliğinize, pencere kenarlarınıza hangi modern-estetik saksılar koyup dış manzarayı güzelleştirmeye çalıştınız?”